Eskısehir ın Europe

Sürdürülebilir enerji yeşil ekonomi

Almıla Hilalsu Dindar

Avrupa Birliği (AB), 2019 yılında Avrupa Yeşil Mütabakatı’nı duyurarak iklim krizini durdurmak için yeşil ekonomiye geçiş sürecini başlattı. Avrupa Yeşil Mutabakatı, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir finans ve ekonomik büyümenin kaynak kullanımından ayrılmasını içeriyor. Yeşil ekonomi, ekonomik büyümenin yanı sıra çevresel risklerin azaltılmasını ve sosyal eşitliğin sağlanmasını hedefleyen bir model olarak tanımlanıyor.

Türkiye’nin yeşil ekonomi performansı, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile karşılaştırıldığında genel olarak geride kalmaktadır. Türkiye’nin geneli gibi, Eskişehir de döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik alanlarında AB ortalamasının altında performans sergiliyor. Ancak yerel yönetimlerin ve çeşitli projelerin katkısıyla bazı ilerlemeler kaydedilebilir.

AB’nin planladığı eylemler ve Paris İklim Anlaşması ile uyumlu politikaların devamlılığı halinde, gelecekte planlanan hedeflere yaklaşmak mümkündür. Özellikle enerji sektöründeki köklü değişimler, gelecek yıllarda enerji sisteminin karbondan arındırılması için önemli bir katkı sağlamaktadır. Bu durum, başta rüzgâr ve güneş enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerji üretiminde artışı desteklemekte ve enerji verimliliğinde de bir artış oluşturmaktadır.

 Ancak mevcut politika uygulamaları ve hedefler tamamen yeterli değildir. Yeşil ekonomiye geçiş ve enerji dönüşümü yavaş ilerlemektedir. Bu nedenle, AB’nin daha hızlı ve etkili adımlar atması gerekmektedir.

AB, yeşil ekonomi politikalarını daha da güçlendirmeli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapmalıdır. Enerji verimliliğinin sağlanması için kapsamlı stratejiler geliştirilmelidir. Ayrıca, toplulukların ve bölgelerin bu dönüşüm sürecinde geride kalmaması için sosyal politikalar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Türkiye, Avrupa Birliği’nin 2019 yılında başlattığı Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) çerçevesinde yeşil ekonomiye geçiş sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi’nden Gülay Küçük ve Betül Yüce Dural tarafından yapılan araştırma, Türkiye’nin bu alandaki performansını değerlendiriyor ve gelecek perspektiflerini ortaya koyuyor.

Çalışmanın bulgularına göre, Türkiye’nin yeşil ekonomi performansı, Avrupa Yeşil Mütabakatı’nın belirlediği kriterleri karşılamakta yetersiz kalıyor. Özellikle yüksek sera gazı emisyonları, Türkiye için ciddi bir engel teşkil ediyor.

Türkiye, 2021 yılında Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak 2053 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmayı taahhüt etti. Bu bağlamda, yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliğinin artırılması ve kaynak yönetiminin iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldı. 

Araştırmacılar, Türkiye’nin yeşil ekonomi performansını artırmak için daha kapsamlı ve etkili politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Doç.Dr. Betül Yüce Dural, küçük ve orta ölçekli firmalarımız yaklaşan tehlikenin farkında değiller dedi. Bir ürün üretilirken doğanın korunması için çaba gösterilmediyse, o ürün toprağı, suyu, havayı kirlettiyse AB’ nin o malzemeleri almayacağını, karbon düzenlemesi uygulandığını belirtti. 

Betül Yüce Dural, 2-3 yıl önce Eskişehir’de bazı büyük firmalarla görüştüklerini anlattı. Karbon düzenlemesini biliyorlar, bu uygulama için mühendisleri ve ekipleri var, firmadaki tüm çalışanlarını bu konuda bilgilendirmişler dedi. Büyük firmaların bu sistem değişikliğine hazır olduklarını ancak küçük firmaların Yeşil Mütabakat’tan haberi olmadığını belirtti.

Betül Yüce Dural, karbon ayak izi gibi uygulamalara uyum sağlanmadığında AB ile ihracatlarının küçük firmalar için biteceğini ve bunun ciddi bir tehlike olduğunu açıkladı.

Betül Yüce, bu düzenlemelerin kökten bir değişim gerektirdiğinin altını çizdi.

Eskişehir Sanayi Odasının bu uygulamalarla ilgili çalışmaları olduğunu, kendilerine kayıtlı tüm üyelerini bilgilendirdiklerini belirtti.

Bacalara filtre takılması, rüzgâr enerjisine geçilmesi gibi bütçe gerektiren değişimlerin olması gerektiğini vurguladı. Bu malzemeleri temin ederken de AB kriterlerine uygun olması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin ve Eskişehir’in ihracatının önümüzdeki yıllarda artmasını istiyorsak, tüm firmaların ve üretim yapan fabrikaların AB Yeşil Mütabakatı’na önem vermesi gerekiyor. Halkın, üreticinin, fabrika sahiplerinin bilgilenmesi ve harekete geçmesi gerekiyor.  Gelişim ve iyileştirme çabalarının devam etmesi, Türkiye’nin yeşil ekonomi hedeflerine ulaşmasında önemli olacaktır. Özellikle sera gazı emisyonlarının azaltılması ve çevresel göstergelerdeki performansın iyileştirilmesi, Türkiye’nin sürdürülebilir bir ekonomiye geçişinde kilit rol oynayacaktır.

Trend