Yeşil mutabakat geliyor: Eskişehirli ihracatçılar hazırlıksız yakalanmamalı
Mümine Kara

Eskişehir Ticaret Odası AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Gökhan Çobansoy, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında getirilen karbon ücretlendirmesinin Türkiye’den Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracatı nasıl etkileyeceğine dair açıklamalarda bulundu.
“Avrupa Birliği 2050’ye kadar iklim nötr olmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda sadece kendi sınırları içindeki üretimi değil, dışarıdan alınan ürünlerin karbon ayak izini de dikkate alıyor. Bu nedenle SKDM devreye giriyor. AB dışından gelen çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi ürünler karbon içeriğine göre ücretlendirilecek. Türkiye’den gelen ürünler de bu uygulamadan doğrudan etkilenecek,” dedi.
Eskişehir sanayisi etkileniyor
Çobansoy, Eskişehir özelinde de değerlendirmelerde bulundu. Kentte makine, metal ve seramik gibi alanlarda faaliyet gösteren ihracatçı firmaların bir kısmının SKDM kapsamına girdiğini belirtti. “Firmalarımız 2026’dan itibaren karbon maliyetiyle karşılaşacak,” ifadelerini kullandı.
Avrupa Yeşil Mutabakatı 1 Ocak 2026 itibarıyla resmen yürürlüğe girecek. Bu tarihten sonra Türkiye’deki firmalar yeni mali yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. Çobansoy, bu süreç için şimdiden hazırlık yapılması gerektiğini vurguladı: “2023-2025 arası bir geçiş dönemi. Bu süreçte firmalardan ödeme değil ama detaylı emisyon raporlamaları isteniyor.”
Şirketler hangi adımları atmalı?
Eskişehir’de faaliyet gösteren şirketlerin dikkat etmesi gereken başlıca konular şu şekilde sıralandı:
- Ürün bazında karbon ayak izini hesaplamalılar. Hangi ürün, hammadde ve üretim aşamasının ne kadar emisyon yarattığı netleşmeli.
- Veri altyapılarını güçlendirmeliler. AB standartlarına uygun izleme, raporlama ve doğrulama (MRV) sistemleri kurulmalı.
- Üretim süreçlerini yeniden gözden geçirmeliler. Enerji verimliliği projeleri, yenilenebilir enerji kullanımı ve atık ısı geri kazanımı gibi uygulamalar artık sadece çevreci değil, ticari bir zorunluluk.
- İhracat sözleşmeleri gözden geçirilmeli. Avrupa’daki müşterilerle karbon maliyetinin paylaşımı şimdiden netleştirilmeli.

ETS sistemi yolda
Çobansoy, Türkiye’nin Avrupa’ya uyum sağlamak amacıyla kendi Emisyon Ticaret Sistemi’ni (ETS) kurma aşamasında olduğunu ve sistemin 2025 sonuna kadar yürürlüğe girmesinin beklendiğini ifade etti. Bu kapsamda:
- Devlet belli sektörlere karbon salım limiti koyacak.
- Bu sınırı aşan firmalar karbon hakkı satın almak zorunda kalacak.
- Belirlenen limitler her yıl kademeli olarak azaltılacak.
Özellikle enerji yoğun sektörlerde (demir-çelik, çimento gibi bu sistemin ciddi bir mali baskı yaratacağını belirten Çobansoy, doğru bir kurguyla sistemin aynı zamanda yeşil dönüşümü teşvik edebileceğini söyledi. Eskişehir’deki sanayi firmalarının ETS simülasyonları yaparak ihtiyaç duyacakları karbon haklarını şimdiden planlaması gerektiğini vurguladı.
İklim kanunu ve rekabet gücü
Çobansoy ayrıca, Türkiye’de hazırlanmakta olan İklim Kanunu’nun karbon fiyatlandırması ve ETS’nin çerçevesini yasal zemine oturtacağını söyledi. Bu yasa ile birlikte:
- Firmaların emisyonlarını azaltma yükümlülüğü hukuki hale gelecek.
- Karbon salımına dair ücretlendirme netleşecek.
- Sistemden elde edilecek gelirlerin nasıl kullanılacağı belirlenecek. (örneğin yeşil yatırımlara teşvik)
“Eğer bu gelirler firmalara dönüşüm desteği olarak sağlanırsa, ihracatçı firmaların rekabet gücü artar. Ancak bu durum sadece bir mali yük haline gelirse, Türkiye’deki üreticilerin Avrupa pazarında rekabet etmesi zorlaşır,” dedi.




