Eskisehir ın Europe

Eskişehir’in 2030 iklim yol haritası belirlendi

Beyza Eren

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı’nın, Avrupa Birliği (AB) finansmanıyla yürüttüğü “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir” projesi tamamlandı. Türkiye ve AB arasındaki sivil toplum diyaloğunu güçlendirmeyi hedefleyen proje kapsamında, kentin 2030 yılına kadar karşılaşacağı iklim riskleri bilimsel verilerle raporlandı.

Türkiye’de demokratik yerel yönetimlerin geliştirilmesi ve sivil katılımın güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen AB hibe programları, Eskişehir’de somut bir iklim yol haritasına dönüştü. “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir” projesi, Avrupa Birliği’nin mali desteği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) uygulayıcılığı ile kentin iklim direncini ölçen en kapsamlı çalışmalardan biri olarak kayda geçti.

Sivil Katılım Hibe Programı Eskişehir’in iklim direncini bilimsel verilerle güçlendiriyor

Proje, Sivil Katılım Hibe Programı kapsamında hayata geçirildi. Avrupa Birliği Başkanlığı’nın lider kurum olduğu süreçte; Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ana faydalanıcılar olarak yer aldı. Yaklaşık 100 bin dolarlık bütçeyle tamamlanan çalışmada, AB standartlarında analiz yöntemleri kullanılarak kentin 2030 projeksiyonu belirlendi.

Proje Uzmanı Dr. Vural Yıldırım’ın açıklamalarına göre, Eskişehir halkının farkındalığını ölçen anketler, mahalle meclisleri ve STK’larla yapılan çalıştaylar ve bilimsel risk raporları olmak üzere üç ana ayaktan oluştu.

Eskişehir’in iklim karnesi hazırlandı

Proje kapsamında hazırlanan araştırma raporu, Eskişehir’in yakın gelecekte karşılaşacağı en büyük tehditlerin kuraklık ve orman yangınları olduğunu saptadı. AB’nin Yeşil Mutabakat (Green Deal) hedefleriyle uyumlu olarak hazırlanan analizlerin öne çıkan başlıkları şunlar:

Yangın Tehlikesi: Hava kirliliği ve karbon salımı konusundaki senaryolar değişse bile, Eskişehir’in ormanları için yangın tehlikesi yüksek risk düzeyinde sabitlenmiş durumda. Özellikle orman varlığının yoğun olduğu Seyitgazi, Han ve Mihalıççık bölgeleri, yangın tehlikesine karşı kentin en hassas ve en kırılgan noktaları olarak kayda geçti.

Kuraklık ve Sıcaklık: İnönü ve Seyitgazi ilçelerinde tarımsal kuraklık riskinin 2030’a kadar artacağı, kent merkezinde ise kentsel ısı adası etkisinin halk sağlığı üzerinde baskı oluşturacağı öngörülüyor.

Sel Analizi: Kent genelinde sel riskinin şu an için düşük seviyelerde olduğu saptanırken, ani yaz sağanaklarının oluşturabileceği yüzeysel akışlara karşı izleme sistemlerinin kurulması öneriliyor.

Eskişehir’in iklim yol haritası yeni merkezde çiziliyor

Projenin somut çıktılarından biri olan İklim Eylem Merkezi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerine başladı. İklim çalışmalarını kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlayan merkez, henüz kuruluş aşamasında olması nedeniyle planlama döneminde bulunuyor. Bu nedenle merkezin güncel saha faaliyetlerinden ziyade, gelecek döneme yönelik politika geliştirme çalışmalarına odaklandığı belirtiliyor.

TEMA Vakfı’nın yayınladığı Politika Öneri Belgesi’nde yer alan ve modern Avrupa kentlerinde başarıyla uygulanan şu çözüm modellerinin, merkezin çalışma programına dahil edilmesi öngörülüyor:

Ekosistem Tabanlı Mekânsal Planlama: Şehrin doğal varlıklarını koruyarak iklim krizine karşı direncini artırmayı hedefliyor.

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Tabanlı İklim Risk Portalı: İklim verilerini dijital bir platformda toplayarak yerel yönetimlerin karar alma süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor.

Yağmur Bahçeleri ve Geçirgen Yüzeyler: Kentsel su yönetimini iyileştirerek ani yağışların ve ısı adası etkisinin oluşturacağı baskıyı azaltmayı öngörüyor.

İklim mücadelesi sivil katılımın gücüyle şekilleniyor

UNDP’nin, Demokratik Yerel Yönetişim vurgusuna paralel olarak, projenin her aşamasında sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların görüşleri merkeze alındı. Mahalle buluşmaları ve anketlerle elde edilen veriler, kentin sadece teknik olarak değil, toplumsal olarak da iklim krizine hazırlanması gerektiğini ortaya koydu.

Eskişehir’de uygulanan bu model, Türkiye’deki diğer yerel yönetimler için AB hibe kaynaklarının yerel iklim politikalarına nasıl entegre edilebileceğine dair başarılı bir örnek teşkil ediyor.

Trend