Eskişehir’in “Otomobilsiz Pazar” Girişimi Avrupa’dan İlham Alıyor
Yusufhan Toraman
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında başlattığı “Otomobilsiz Pazar” girişimi, Avrupa Birliği’nin sürdürülebilir ulaşım ve çevre politikalarının yerel bir yansıması olarak ortaya çıktı. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Ahmet Fırat Bilgili, projenin trafik yönetiminin ötesine geçtiğini; iklim krizi, karbon emisyonları ve Avrupa genelinde yaygın olarak benimsenen çağdaş kent modelleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Fransa, Hollanda ve Danimarka’dan İlham Alındı
Odunpazarı, Tepebaşı ve Atatürk Bulvarı’nın seçilmiş bölümlerinde hayata geçirilen girişim, özel araç bağımlılığını azaltmayı ve alternatif ulaşımı teşvik etmeyi amaçlıyor. Dünyadaki pek çok şehrin bu fikri kalıcı bir yaşam tarzına dönüştürdüğünü belirten Bilgili, “Fransa, Hollanda ve Danimarka’yı —özellikle Kopenhag’ı— örnek aldık, bunun yanında Singapur gibi küresel modelleri de inceledik. Bu girişim bisikletten çok daha fazlasıyla ilgili; vatandaşların özgürce yürüyebileceği, kitap okuyabileceği veya sosyalleşebileceği alanlar yaratmakla alakalı” dedi. Bilgili ayrıca projenin, genellikle ekranların arkasına hapsolmuş olan genç nesillerin doğayla ve toplumsal yaşamla yeniden bağ kurmasına yardımcı olduğunu belirtti.
“Eskişehir’de Artık Kar Göremiyoruz”
AB iklim politikalarıyla olan bağlantıya dikkat çeken Bilgili, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda görünür olduğunu ifade etti. Bilgili, “On beş yıl önce kar dizimize ulaşırdı ama şimdi kuraklıkla mücadele ediyoruz” şeklinde açıkladı. Gerçek zamanlı trafik verilerini toplamak için akıllı kavşak sistemleri kullanılırken Bilgili, sadece 450 metrelik kapalı bir bölge için tek bir günde karbon emisyonlarını ölçmenin teknik bir zorluk olarak kaldığını kabul etti. Ayrıca vatandaşları, etkinlik alanına arabayla gelmek yerine araçlarını evde bırakmaya çağırdı.

“Henüz AB Standartlarına Tam Olarak Ulaştığımızı Söyleyemeyiz”
Sürdürülebilir ulaşımın temel bir kent hakkı olarak görüldüğü AB standartlarına Eskişehir’in henüz tam olarak ulaşamadığını kabul eden Bilgili, toplumsal dönüşümün ve bir trafik kültürü oluşturmanın zaman aldığına vurgu yaptı. Kamuoyunun, su gibi günlük hizmetleri doğrudan etkileyene kadar iklim krizini yeterince ciddiye almadığına dair endişesini dile getirdi. Ancak gelişmiş dünya şehirlerinden ilham alan yeni yayalaştırma projelerinin; Odunpazarı Müzeler Bölgesi, üniversite çevresi ve Cengiz Topel gibi alanlar için gündemde kalmaya devam ettiğini belirtti.
Ücretsiz Toplu Taşıma Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine Bağlı
Otomobilsiz Pazar günlerinde toplu taşımanın ücretsiz veya indirimli yapılmasına yönelik soruları yanıtlayan Bilgili, yasal sınırlamalara işaret etti. “Bir belediye olarak ücretleri bağımsız bir şekilde sıfıra indiremeyiz; bu tamamen cumhurbaşkanlığı kararnamelerine bağlıdır” açıklamasında bulundu. Belediye bunun yerine, arabalarını geride bırakan vatandaşları desteklemek amacıyla, bekleme sürelerini en aza indirmek için pazar günleri toplu taşımayı hafta içi kapasitesi seviyesinde çalıştırıyor.

“Bu Projeye Hiçbir Zaman Oy Gözüyle Bakmadık”
Sosyal medyadaki karışık tepkilere değinen Bilgili, sahadaki atmosferin çok daha olumlu olduğunu belirtti. “Belediye başkanımız da ekiplerimiz de bu projeye hiçbir zaman oy gözüyle bakmadı. Sosyal medya olumsuz bir izlenim yaratabilir, ancak öfkeli vatandaşlara çevreye ve topluma olan faydalarını yüz yüze anlattığımızda oradan memnun ayrılıyorlar” dedi. Acil durum araçları için tüm güvenlik protokollerinin titizlikle sürdürüldüğünü vurgulayan Bilgili, projenin gerçek değerinin toplumsal kültürün canlanmasında ve mutlu çocukları yeniden sokaklarda görmekte yattığını belirterek sözlerini tamamladı.
